Tek bir kelime, bir bakış ya da bir tını yeterli zamanda yolculuk yapmamda. Geçmişin heves mezarlığı. Çakıl taşı yutmuşcasına boğazım acıyor, acı gözlerimden akıyor. Karnımda, hareket ettikçe kesikler atan hevesler daha da keskinleşiyor. Duygularım hep bıçak kadar keskin oldu benim. Uçurumlar derinliğinde, boşluğa çakılırcasına. İnsan formunun karakteri geçen dakikalarda bile değişebiliyorken; zift gibi yapışmış ruhuma ardımda kalan heveslerim. Kendi formumum daimliği, kemikleşmiş halde geziniyor, toprağın bile çözemeyeceği bir bileşikte.
Yorumlar
Yorum Gönder